Haber 5N

KIDEM TAZMİNATI FONU “İŞÇİ SENDİKALARI”

15 Temmuz 2030 - 11:11 'de eklendi ve 56 kez görüntülendi.

Kıdem tazminatı fonunun tartışmalarına en son TİSK’in açıklamaları sonrasında ülke gündeminden düşmüştü. Hatırlayalım! TİSK kıdem tazminatı konusunun gündemden çıkarılmasını, uzlaşma sağlanmadığı sürece de değişiklik yapılmamasını belirtmişti. Türkiye İşverenler Sendikaları Konfederasyonunun bu açıklaması sonrasında basit bir örnekle finansal açıdan neden karşı çıktıklarını belirtmiştik. Aklımıza şu soru geliyor. Madem mevcut sistem İşveren Sendikalarının işine yarıyor, işçilerin işine yaramıyor, neden işçi sendikaları da bu sisteme karşı çıkıyor. DİSK’in kıdem tazminatı fonu konusunda açıklamalarına baktığımızda 16 Nisan öncesinde şunlara yer vermişler, bizde bunları yorumlayalım.

1.     Madem işçilerin yararına, kıdem tazminatı fonunu 15 yıldır neden kurmadınız?

En üst düzey işçi sendikalarının bir araya geldiği DİSK, tamamen siyasi bir şekilde madem işçinin yararına 15 yıldır neden kurmadınız gibi talihsiz bir açıklama yapıyor. Sosyal devlet olmanın en önemli şartı toplumda sosyal adaleti sağlamaktır. İşçi ve işveren arasında yıllardır süregelen en büyük sorunlardan birisi kıdem tazminatı konusudur. Bu güne kadar birçok hükümetin çözüm bulmak istediği ancak adım atamadığı bir konu olan kıdem tazminatı konusunda tarafları bir araya getirmek ve ortak bir çözüm bulmak adına hükümet kıdem tazminatı fonunu gündeme getirdi. Ancak işçilerin haklarını savunmak yerine onların haklarını güvence altına almak yerine siyasi bir takım hesaplar yapıp hakikaten işçi ve işveren açısından en büyük sorun olan kıdem tazminatı konusuna çözümü bırak akıllı başlı bir yorum dahi getirebiliyorlar mı?

Yok tabi ki!

2.     Kıdem tazminatı işçinin güvencesidir

Diğer bir maddede kıdem tazminatı işçinin güvencesidir, fona devredilirse işten çıkarmalar çoğalır. Bu açıklamayı yapmadan önce bazı verilerle desteklemeniz gerekiyor. Mesela elinizde bu konularda yapılmış analizler, anketler, dünya üzerindeki örnekler vb. elle tutulur bir veriniz olması gerekiyor. Acaba kendilerine bağlı bulunan sendikalarda bu konuda işçinin fikri alınmış mı? Çalıştığı iş yerinden memnun mu? Kıdem tazminatı gibi bir bağ olmasa o işyerinde çalışmaya devam eder mi? Kendi bilgi ve tecrübesiyle kıdem tazminatı bağı olmasa başka bir işyerinde daha iyi ücretle çalışabilir mi? İş değiştirmenin ve kolayca işçi çıkarmanın iş gücü piyasasında hangi yönde arz talep oluşturur bu sorgulandı mı? En azından bu soruları sorup bir anket yapıp işçilerin bu konudaki görüşlerine başvurulmuş mu?

Yok tabi ki!

3.     Fon, kıdem tazminatını 10-15 güne düşürecekmiş.

 Bir başka madde de kıdem tazminatı 10-15 güne düşecek diye gerçeklerden uzak bir açıklama yapıyor. Önceki yazılarımda dünya üzerindeki kıdem tazminatı örnekleri vermiş (Bkz. https://goo.gl/DTTxa2) kıdem tazminatı yükünün en fazla olduğu ülkenin Türkiye olduğunu gözler önüne sermiştik. DİSK bu açıklamayı da yaparken şöyle bir istatistik veya veri ile açıklamış olsalardı eyvallah derdik; mesela bu güne kadar emekli olmuş işçilerin ne kadarı kıdem tazminatı alabilmiş, işinden memnun olmayıp iş değiştiren işçilerin tazminat kayıpları ne kadar, iş davaları nedeni ile kaybedilmiş tazminatlar ne kadar, bunların toplamı iş piyasasındaki tazminatların toplam tutarını ne kadar düşürüyor veyahut da düşürmüyor, böyle bir araştırması var mı?

Yok tabi ki!

4.     Fon, kıdem tazminatının son ücretle bağını koparır ve düşmesine yol açar

Kıdem tazminatı bilindiği üzere aylık brüt ücret üzerinden her bir yıla karşılık bir aylık ücret şeklinde hesaplanır. Hükümetin fonla ilgili herhangi bir hesap formülü öne sürmediği bir süreçte kıdem tazminatı fonu sistemini tartışırız ancak şu şekilde formüle edilip, şu şekilde güvence altına alınmalıdır, şeklinde bir çalışmanız ve açıklamanız var mı?

Yok tabi ki!

5.     Kamu kaynaklarının kullanılmasına karşıyız

Bir başka talihsiz açıklama; kamu kaynaklarının kullanılmasına karşıyız. Görende ne kadar milli bir açıklama yapmış der. Devlet sosyal devlet olma gereği toplumda adaleti sağlamak adına gerekirse kamu kaynaklarından gerekirse başka kaynaklardan bu adaleti sağlamak adına kaynak ayırabilir. Burada önemli olan sendika açısından çalışanların kıdem tazminatının güvence altına alınması değil mi? Evet. Sen önce kendi sorumluluk alanının haklarını savun sen devlet değilsin senin öncelikli amacın sendikana bağlı işçilerin hak ve menfaatlerini savunman, devlet bu hakların korunması için kamu kaynağı aktaracakmış, sana ne. Önemli olan oluşturulacak olan bu fonun aktarılacak olan kaynağın ne şekilde olması gerektiği, bu fonun ne şekilde işletilebileceği, nasıl güvence altına olabileceği hakkında bir çalışma yapın. Bu konuda bir çalışmanız var mı?

Yok tabi ki!

6.     Yüzde 80 yararlanamıyorsa kanun hâkimiyetini sağlayın

Bakan açıklama yapmış, çalışanların yüzde 80 kıdem tazminatına erişemiyor.  Verilen cevap kanun hakimiyetini sağlayın. Bakanın kastettiği oran sadece davalık olan kıdem tazminatı alacakları değil. Üç yıl 5 yıl bir yerlerde çalışıp, kendi isteği ile ayrılan çalışanların ulaşamadığı tazminatları da kapsamaktadır. Kendi rızası ile sürekli iş değiştiren çalışanların ulaşamadığı tazminat tutarları ile ilgili bir çalışmanız var mı?

Yok tabi ki!

7. Kıdem tazminatı işçinin geleceğine yatırımdır ve bu hakkı güçlendirilmelidir

Kıdem tazminatı işçinin geleceğine yapmış olduğu bir yatırımdır de, hem de sürekli iş değiştiren, çalıştığı iş yerinden memnun olmayan ayrılan, çeşitli nedenlerle işten tazminatsız olarak ayrılmak zorunda kalan milyonlarca kişinin bu yatırımdan mahrum kaldığı bir sistemin devam etmesini iste. Bu samimiyetsizliktir. Bu halkı kandırmaktır. Bu bana tabi olanları korurum, diğerleri umrumda değil demektir. Çeşitli nedenlerle işten tazminatsız ayrılan milyonlarca çalışanın tazminat alacakları ne kadardır, kapanan, batan fabrikalardaki çalışanların alamadığı kıdem tazminatları tutarları ne kadardır, bu konuda bir çalışmanız var mı?

Yok tabi ki!

8. Kıdem tazminatı ve işçilik alacakları ilk sıraya alınsın

DİSK’in yapmış olduğu açıklamaların en talihsizi bu olsa gerek. İşçi alacakları ayrıcalıklı alacaklar arasında olup ilk sırada bulunmaktadır. Kaldı ki tazminat alacağının her ay işçinin bireysel tazminat hesabına aktarılarak tahsil edilmesi mi zordur. Yoksa işveren uzun yıllar işçiler üzerinden para kazansın, kişisel malvarlığını arttırsın, sonra şirketi batırsın mahkeme yoluyla almaya çalışmaları mı? O kadar üyenin bulunduğu sendikalar, aidat tahsil etmek dışında, temsil ettiğiniz işçilerin haklarını savunmak adına, işverenlerin mali ve finansal durumlarını hiç mi analiz etmezsiniz?

Yok tabi ki!

Gel gelelim işin sonuç kısmına; işçi sendikaları kıdem tazminatı fonunu neden istemiyor. Yukarıda saydığımız 8 maddeden dolayı değil tabi ki. Zaten maddeleri tek tek incelediğimizde asıl amaçlarının çalışanların tazminatlarını güvence altına almak değil, mevcut konumlarını korumak olduğunu görmekteyiz. Nasıl önceki yazımda işverenler mevcut şartların kendisi açısından daha avantajlı olduğunu görüp, bu şekilde devam edelim dediyse, bunlarda aynı, çalışanı zerre kadar düşünmüyorlar.

Kıdem tazminatı fonuna geçilirse işçi sendikaları açısından neler olur? Buna cevap vermek için öncelikle sendikaya neden üye olunur, buna cevap vermek lazım. Sendika öncelikle bir amaç için bir araya gelmiş bireyler topluluğudur. Nedir bu amaç, işverene karşı çalışma yaşamına ilişkin sorunlarını çözmek, ortak çıkarlarını ve haklarını korumak ve geliştirmektir. Yani, emeğin karşılığında adil ve yeterli bir ücret, uygun çalışma koşulları, diğer hak ve menfaatlerin korunması ihtiyacıdır. Bu ihtiyacı tam anlamıyla koruyor mu? Tartışılır. Kıdem tazminatı fonu geldiğinde çalışanlar ile işverenler arasındaki bağımlılık ilkesi kalktığından özgür bir çalışan grubu oluşacaktır. Bu grup serbestçe iş değiştirebilecek ve bu sayede sendikaya gerek duymayacaktır. Yani sendikaların sağlamış olduğu adil ve yeterli ücreti (tartışılır), uygun çalışma koşullarını kendisi bizzat arayacaktır. Zaten kıdem tazminatı güvence altına alınmış, arkasına bile bakmayacaktır. İşte, kıdem tazminatı fonuna karşı çıkan işveren ve işçi sendikaları bu sürecin tehlikesini bu şekilde görmekteler. Bu tehlike serbest dolaşan bir çalışan topluluğu, bu topluluğu sendikalar istediği gibi yönlendirebiliyorlardı, ama artık serbestler. Bu serbest dolaşım sayesinde sendikaya gerek duymadan adil ve yeterli ücreti, uygun çalışma koşullarını kendisi arayacak ve bu arayışa işverenlerin karşılık vermesi gerekecektir. Allah aşkına dünya hızla gelişiyor, 18. Yüzyılda oluşturulmuş bir sistemin devamıdır, bugünkü sendikalar. İlk buhar makinesinin icadından sonra çalışma saatlerinin 18 saati bulması neticesiyle işçilerin bir araya gelerek işverene karşı oluşturmuş oldukları bir örgütlenmedir. 18. Yüzyıldaki işçilere bakış açısıyla 21. Yüzyıldaki bakış açıları aynı mı? Tabi ki hayır. Günümüzde çalışanlara artık insan sermayesi olarak bakıyorlar ve bu sermayeyi işverenler elinde tutmak istiyor. Bu sermayeyi elinde tutan ve bu görüşte olan işletmeler günümüzde karlılıklarını ve büyümelerini arttırıyorlar.

Sonuç olarak kıdem tazminatı fonunun çalışanlar için bir hak kaybının olmayacağı, ancak işçi sendikaları için çok büyük kayıplar olacağı aşikardır. Bu nedenledir ki! Kıdem tazminatı fonuna destek ve öneri getireceğine meseleyi siyasi mecraya çekip karşı çıkmaktadırlar. Bu durumda olan yine çalışanlarımıza oluyor.

Eee ne diyelim? Allah çalışanlarımıza güç kuvvet versin.

Sağlıcakla kalın….

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.